ADALET
«Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı
kabul olunmaz.1920.
«Zamanın değişmesiyle hükümlerin değişmesi inkâr olunamaz.» Kuralı
adlî politikamızın temelidir1922.
ADLİYE
« En yeni kanunlarla donanmış olan adliyemizin basireti ve adaleti uygulamak
için gösterdiği dikkat milletin huzur ve nizamını korumağa kâfi ve
muktedirdir.»
01.11.1929, T.B.M.M. 3. Dönem 3.Toplanma Yılını Açarken.
« Adliyemizin emin olduğumuz yüksek gücü sayesindedir ki, Cumhuriyet, kaçınılmaz
gelişimi takip edebilecek ve türlü şekil ve türdeki tecavüzlere karşı
vatandaşın hukukunu ve memleketin düzenini koruyabilecektir.»
01. 11. 1930 T.B.M..M. 3. Dönem 4. Toplanma Yılını Açarken.
ADLİYE SİYASETİ
«Adliye politikamızda takip edilecek gaye, evvela halkı yormaksızın süratle,
isabetle, emniyetle adaleti dağıtmaktır. İkinci olarak toplumumuzun bütün
dünya ile teması doğal ve zorunludur; bunun için adaletimizin seviyesini bütün
medeni toplumların derecesinde bulundurmak mecburiyetindeyiz. Bu hususları sağlamak
için mevcut kanun ve usüllerimizi bu bakış açılarına göre yenilemekteyiz
ve yenileyeceğiz…»
01. 03. 1922, T.B.M.M., 3. Toplanma Yılını Açarken.
AHLAK
«Hiç bir millet yoktur ki, ahlâk esaslarına dayanmadan ilerlesin …»
24. 12. 1919., Kırşehir Gençler Derneğindeki Hitabe.
«Tehdit esasına dayanan ahlâk, bir fazilet olmadıktan başka güvene de lâyık
değildir.…»
25. 08. 1924, Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine.
AİLE HAYATI
«…Medeniyetin esası, gelişme ve gücün temeli aile hayatındadır. Bu
hayatta fenalık, muhakkak sosyal, ekonomik, siyasal güçsüzlüğe sebep olur.
Aileyi teşkil eden kadın ve erkek unsurların doğal haklarına sahip olmaları,
aile görevlerini başaracak güçte olmaları gereklidir.»
30. 08. 1924, Dumlupınar’da Konuşma.
« Efendiler, sosyal hayatın kökeni, aile hayatıdır. Aile, açıklamaya
gerek yoktur ki, kadın ve erkekten oluşur…»
28. 08. 1925, İnebolu’da Bir Konuşma.
ALLAH
«… Tanrı birdir, büyüktür…»
01. 11. 1922, T.B.M.M.
«… Biliriz ki, Allah dünya üzerinde yarattığı bu kadar nimetleri, bu
kadar güzellikleri insanlar istifade etsin, varlık içinde yaşasınlar diye
yaratmıştır. Ve âzami derecede faydalanabilmek için de, bugün kâinattan
esirgediği zekâyı, aklı insanlara vermiştir..»
17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi.
ANAYASA
«… Anayasa, milletin tamamıyla arzularını ve meclisin mahiyetini ve gerçek
şeklini gösterir bir kanundur…»
21. 02. 1921, T.B.M.M.
«… Anayasa da, Osmanlı İmparatorluğunun, Osmanlı Devletinin öldüğünü
idrak ve ifade ve onun yerine yeni Türkiye Devleti’nin geçtiğini ilân
eyleyen ve bu devletin hayatının da kayıtsız sartsız hakimiyetin milletin
elinde kalmasıyla mümkün olduğunu ifade eden bir kanundur…»
17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresi Açış Söylevi.
«Anayasanın asıl ruhu ise kitaplara geçmesinden evvel milletin dimağında
ve vicdanında toplanmış olmasıyla ve ancak bunun ifadesi olmak üzere kurduğu
meclise verdiği gerçek görev ile senelerden beri hükümlerini fiilen
uyguluyor olmasıyla ve en nihayet kanun şeklinde dünyanın gözleri önüne
konmasıyla gerçekleşmiştir…»
16. 01. 1923, İstanbul Gazete Temsilcilerine Hitap.
ANNE
« Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların
yardımıyla meydana gelir.
1923.
« Kadının en büyük vazifesi analıktır. İlk terbiye verilen yer ana kucağı
olduğu düşünülürse bu görevin önemi gerektiği gibi anlaşılır….»
31. 01. 1923, İzmir’de Halk ile Konuşma.
AŞAR VERGİSİ
«…Memleketin başında ortaçağın en insafsız belâsı olarak hâlâ
musallat duran aşarın kaldırılmasını yüce meclise teklif edebilecek bir
ekonomik seviyeye Cumhuriyet idaresinin bir senede ulaşmış olması, cidden
memnuniyet vericidir.»
01. 11. 1924, T.B.M.M. 2.Dönem 2.Toplanma Yılını Açarken.
«… Köylümüz ve ziraatimiz üzerindeki aşar kâbusunun ortadan kaldırılması
ile meydana gelen rahatlık, milletin daha çok üretmek, daha rahat olmak için
çalışmak arzularını teşekkür edilecek bir derecede arttırmıştır.»
01. 11. 1925, T.B.M.M. 2. Dönem 2. Toplanma Yılını Açarken.
AŞILAMA
«Yayılan ve bulaşıcı hastalıklara karşı insanları muhafaza hususunda
hizmetleri görülen aşıları hazırlamakla meşgul Hıfzısıhha müesseselerimiz
tam bir başarıyla çalışmasına devam ve mücadeleye faydalı hizmetler ifa
etmektedirler. 1921 yılı içerisinde üç milyon kişilik çiçek aşısı
yapabilen Sivas müessesesi geçen sene içinde beş milyon kişilik çiçek aşısı,
beş yüz otuz yedi kilogram kolera, dört yüz yedi kilogram tifo aşıları üretmiş
ve bunlar âhâliye yeter derecede uygulanmıştır…»
01.03.1923, T.B.M.M. 4.Toplanma Yılını Açarken.
AYDIN
«… Aydın sınıfı ile halkın anlayış ve hedefi arasında doğal bir
uygunluk olması lazımdır. Yani aydın sınıfın halka telkin edeceği
fikirler, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır…»
20.03.1923, Konya Gençleriyle Konuşma.
«… Aydınlarımız, milletimi en mutlu yapayım der. Başka milletler nasıl
olmuşsa onu da aynen öyle yapalım der. Ama düşünmeliyiz ki, böyle bir
teori hiç bir devirde muvaffak olmuş değildir. Bir millet için saadet olan
bir şey diğer millet için felaket olabilir. Aynı sebep ve şartlar birini
mutlu ettiği halde diğerlerini bedbaht edebilir. Onun için millete gideceği
yolu gösterirken dünyanın her türlü ilminden, keşiflerinden, gelişmelerinden
istifade edelim, ama unutmayalım ki, asıl temeli kendi içimizden çıkarmak
mecburiyetindeyiz.»
20.03.1923, Konya Gençleriyle Konuşma
«… Aydınlarımız içinde çok iyi düşünenler vardır. Fakat genellikle
şu hatamız vardır ki, araştırma ve çalışmamıza zemin olarak çok vakit
kendi memleketimizi, kendi tarihimizi, kendi geleneklerimizi, kendi özelliklerimizi
ve ihtiyaçlarımızı almalıyız. Aydınlarımız belki bütün dünyayı, bütün
diğer milletleri tanır, ama kendimizi bilmeyiz.»
20.03.1923, Konya Gençleriyle Konuşma
BAĞIMSIZLIK
« Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.»
(1922)
« Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman, tam bağımsızlık istediğimizi
herkesin anlaması gerekir.»
(1923)
BAKIR (Üretimi)
«Artvin civarında bakır madenlerinden birinin işletmeye başlamasından
memnun olduk. Ergani bakır madeninin işletmeye başlatmasını, memleket için
mühim bir fayda olarak görüyoruz…
01.11.1936, T.B.M.M. 5.Dönem 2. Toplanma Yılını Açarken.
BALKAN ANTLAŞMASI
« Balkan Antlaşması, Balkan devletlerinin, birbirlerinin varlıklarına özel
saygı beslenilmesini göz önünde tutan mutlu bir belgedir.»
01.11.1934, T.B.M.M. 4.Dönem 4. Toplanma Yılını Açarken.
«… Önemli bir hâdise de Balkan Paktı’dır. Dört devlet; kendi güvenleri
için ve Balkanların, karışma ve karıştırma konusu olmaktan çıkması için
içten bir kanaatle birbirlerine bağlanmışlardır. Balkanlı bağlaşıklarımızla
gittikçe artan bir beraberlik ve dayanışma siyasası güdüyoruz.»
09.05.1935, C.H.P. 4. Büyük Kurultayını Açarken.
BARIŞ
« Türk Barış şartları, Misak-ı Millî’nin ilân edildiği gün olan 28
Ocak 1920 tarihinden beri bütün cihanca malûmdur. Bu şartlar şu suretle özetlenebilir:
Türkiye’nin millî hudutları içinde siyasî ve iktisadî tam istiklâlinin
tasdiki Fransa ile imzalanan 20 Aralık itilâfı Türkiye’nin, istiklâline hürmet
edildikçe barışsever ve uyuşmacı olduğunu ispat eder.»
11.01.1922, Entransigeant Muhabirine Demeç.
«… Memleketimizin zulmen uğradığı tahribatı imar ve senelerden beri türlü
türlü engeller altında baskı uygulanan ekonomi hayatımızın meşru gelişimini
temin ve fen ve irfan içinde çalışkan bir hayata kavuşturmak barış şartlarımızdır.»
24.10.1922, United Press Muhabiri ile Demeç.
«… Büyük Millet Meclisi samimi olarak barış istiyor. Cidden barış
istediğimizi herkes anlayabilir. Çünkü memleketimizi imar edebilmek için
barışa muhtacız.»
22.12.1922, Morning Post Muhabirine Demeç.
«… Barışı kanla değil, mürekkeple imza etmek istiyorduk.»
23.01.1923, Morning Post Yazarı Grace Ellison’a Demeç
«Evvelâ, barışsever olduğumuz için barışı arzu ediyoruz. İkinci
olarak, devamlı muharebeler dolayısıyla memleket barışa tanzim ve imara çok
muhtaçtır. Fakat barış olmayacak olursa yine mücadeleye devam edecek ve
mutlaka memleket için lüzumlu olan neticeyi elde edeceğiz…»
16.01.1923, Arifiye’de Konuşma.
« Gerçekte barış bizim için ne kadar faydalı ise, muhataplarımız için
de o kadar faydalı ve lazımdır. Çünkü bundan sonra memleketimizin imar ve
ihyası için çalışmak istiyoruz. Onların da bu lüzumu idrak etmemelerine
imkân yoktur…»
22.01.1923, Bursa Şark Sinemasında Halka Konuşma.
BASIN
«Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve uyarmada, bir
millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, özet olarak bir milletin
mutluluk hedefi olan müşterek istikamette yürümesini teminde başlı başına
bir kuvvet, bir okul, bir rehberdir.»
(1922)
«Türkiye basını milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu yer olan
cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale meydana getirecektir. Bir fikir
kalesi, zihniyet kalesi. Basın mensuplarından bunu istemek, cumhuriyetin hakkıdır....»
05.02.1924, İzmir’de Gazetecilerle
«... Cumhuriyet devrinin kendi anlayış ve ahlâkını taşıyan basınını
yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir. Bir taraftan geçmiş devir
gazetelerinin ve adamlarının düzeltilmesi mümkün olmayanları milletin
nazarında belirlenirken, öte taraftan Cumhuriyet basınının temiz ve feyizli
sahası genişleyip yükselmektedir. Büyük ve soylu milletimizin yeni çalışma
ve medeniyet hayatını kolaylaştırıp teşvik edecek işte ancak bu anlayıştaki
basın olacaktır.»
2. Dönem 3. Toplanma Yılını Açarken, 1.Kasım.1925.
BAŞARI
«Milletimiz, tek bir vücut gibi gösterdiği birlik ve gayret sayesinde başarıya
ulaşmıştır.»
Büyük Zafer Hakkında, 4 Ekim 1922.
« Bilelim ki, kazandığımız başarı milletin kuvvetlerini birleştirmesinden
ileri gelmiştir. Aynı başarıları ileride de kazanmak istiyorsak, aynı
temele dayanalım ve aynı yolda yürüyelim.»
(1923)
« Zafer «Zafer benimdir» diyebilenindir; başarı «başarılı olacağım»
diye başlayanın ve «başarılı oldum» diyebilenindir.»
11. 01. 1925, Konya’da Bir Konuşma.
BAŞKAN
« … Başkan olan kimsenin milletin ülküsüne göre hareket etmesi ve
milletin ruhiyatına vakıf olduktan sonra, o milletin isteğine göre hareket
etmesi gerekir…»
30. 11. 1929, Vossiche Zeitung Muhabirine Demeç.
BAŞKENT
« … Yeni Türkiye’nin başkenti meselesine gelince bunun cevabı kendiliğinden
belli olur : Ankara Türkiye Cumhuriyetinin başkentidir. »
27.09.1923, Neue Freie Preese Muhabirine Demeç.
BATILILAŞMAK
«… Türklerin asırlardan beri takip ettiği hareket, devamlı bir istikameti
korudu. Biz daima doğudan batıya doğru yürüdük. Eğer bu son senelerde
yolumuzu değiştirdikse, itiraf etmelisiniz ki, bu bizim hatamız değildir.
Bizi siz mecbur ettiniz. Bu değişiklik gelip geçici ve istemeksizin oldu.
Takdir etmelisiniz ki, doğuda ikâmetgâh seçimine mecbur olduğumuz için, ırkımızın
beşiği ile alâkadar olması nedeniyle mümkün olduğu kadar yakın batıda
bir ikametgâh seçtik. Fakat vücutlarımız doğuda ise fikirlerimiz batıya
doğru yönelik kalmıştır.»
29.10.1923, Fransız Muhabiri Maurice Pernot’ya Demeç.
«Memleketimizi çağdaşlaştırmak istiyoruz. Bütün çalışmamız Türkiye’de
çağdaş, doyayısıyla batılı bir hükümet meydana getirmektir. Medenîyete
girmek arzu edip de, batıya yönelmemiş millet hangisidir?... »
29.10.1923, Fransız Muhabiri Pernot’ya Demeç.
BAYINDIR
«Her Türk çiftçi ailesinin geçineceği ve çalışacağı toprağa sahip
olması mutlaka gereklidir. Vatanın sağlam temeli ve bayındır hale
getirilmesi bu esastatır.»
Beşinci Dönem İkinci Toplanma Yılını Açarken, 01. 11. 1936.
BAYRAK
« Bayrak bir milletin bağımsızlık alâmetidir. Düşmanın da olsa hürmet
etmek lazımdır.»
(1922)
BEDEN EĞİTİMİ
« Esas olan, bütün her yaştaki Türkler için beden eğitimi sağlamaktır
Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur sözünü atalarımız boşuna söylememişlerdir.
»
(1937)
BOĞAZLAR MESELESİ
« Tarihte birçok defa münakaşa ve ihtiras vesilesi olmuş olan Boğazlar,
artık tamamiyle Türk hâkimiyeti idaresinde, yalnız ticaret ve dostluk ilişkilerinin
gerçekleşme yolu haline girmiştir. Bundan böyle savaşan her hangi bir
devletin savaş gemilerinin Boğazlardan geçmesi yasaktır.»
01.11.1936, T.B.M.M. 5.Dönem 2. Toplanma Yılını Açarken.
BOLŞEVIK
«… Biz onlarla bir dostluk anlaşması imzaladık Başlıca şartlarden biri
şu ki, Ruslar memleketimizde propaganda ve kışkırtmalar yapamayacaklar, çünkü
Sovyet teşkilâtıyla bizim teşkilâtımız arasında esaslı farklılıklar
vardır.»
Ağustos 1921, Associated Press Muhabirine Demeç.
«Türkiye’de Bolşeviklik olmayacaktır. Çünkü Türk hükûmetinin ilk
gayesi, halka hürriyet ve mutluluk vermek, askerlerimize olduğu kadar, sivil
halkımıza da iyi bakmaktır…»
21.06.1935, Gladys Baker’e Verilen Demeç.
BULAŞICI HASTALILIKLAR
«… Sağlık konusundaki çalışmalarımızın mühim bir kısmı bulaşıcı
hastalıkların önlenmesine ve yayılmasının durdurulmasına sarfedildi. Bu türlü
hastalıklardan yalnız çiçek ve lekeli humma bazı bölgelerde sınırlı bir
şekilde yayılma eğilimi göstermiş ise de vaktiyle alınmış olan ve devam
edilen önleyici ve koruyucu tedbirlerle önlerine geçilmiştir…»
01. 03. 1923, T.B.M.M. 4. Toplanma Yılını Açarken.
BURSA
« Efendiler: Bursa ziraat memleketidir, ticaret memleketidir ve sanat
memleketidir , şifa memleketidir. Bursa, sahip olduğu doğal güzellikleriyle
bolluk ve mutluluk memleketidir…»
11. 09. 1924, Bursalılarla Konuşma.
BÜYÜK ZAFER
«30 Ağustosta sevk ve idare ettiğim muharebe, Türk milletinin yanımda
bulunduğu halde, idare ettiğim ilk ve son muharebedir. Bir insan kendini,
milletle beraber hissettiği zaman, ne kadar kuvvetli buluyor bilir misiniz?
Bunu tarif zordur. Eğer ben, açıklamakta zayıf kalırsam beni hoş görünüz.»
30. 08. 1928, Basın Mümessillerine Demeç
CAMİ
«… Efendiler, camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için
yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler
yapılmak lazım geldiğini düşünmek yani meşveret için yapılmıştır…»
07. 02. 1923, Balıkesir’de Halkla Konuşma.
CEHALET
«… Milleti kendi benliğine sahip yapmayan, milleti asırlarca kendi hakkında
gafil bulunduran hep bu cehalettir. Hükümdarların, şunun, bunun, milleti
esir gibi, köle gibi kullanmaları, bütün vatanı kendi özel mülkleri gibi
düşünmeleri, hep milletin bu bilgisizliğinden istifade edilmek sayesinde
idi. Gerçek kurtuluşu istiyorsak, herşeyden evvel, bütün kuvvetimiz, bütün
süratimizle bu cehaleti ortadan kaldırmaya mecburuz…»
21. 03. 1923, Konya, Lise Öğr. ve Öğrencileri ile Konuşma.
«Biz cahil dediğimiz vakit, mutlaka mektepte okumamış olanları
kastetmiyoruz. Kastettiğim ilim, hakikatı bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan
en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikatı gören
hakiki âlimler çıkar.»
18. 03. 1923, Tarsus’ta Çiftçilerle Konuşması.
CEZAEVLERİ (Hapishaneler)
«… Hapishaneler meselesi pek mühimdir. Durumlarının iyileştirilmesi için
kişisel hürriyeti kaldırılan vatan çocukları ceza sürelerinin sonunda,
topluma faydalı olacak bir üye olarak yetiştirme vasıtalarını temin için
İçişleri Bakanlığı uzun uzadıya araştırma ve istatistikleri yaptı.
Mevcut hapishanelerden uygun olanların ilmî usullere uygun bir surette
tamirine ve yeniden hapishaneler yapımına girişmek için bir inşaat programı
düzenlendi…»
01. 03. 1923, T.B.M.M. 4.Toplanma Yılını Açarken.
« Cezaevlerinin terbiye, ıslah ve iş esaslarına göre düzeltilmesi
yolundaki hayırlı faaliyetlerin genişletilmesi cemiyete; doğru yoldan
saparak hürriyetini kaybetmiş olan binlerce vatandaşı faydalı birer uzuv
olarak kazandırmaktatır.»
01. 11. 1938, T.B.M.M. 5. Dönem 4. Toplanma Yılını Açarken
Atatürk Adına Başbakan Celâl Bayar Tarafindan Okunan Söylev.
CUMHURİYET
« Yeni Türkiye Anayasasının ilk maddelelerini size tekrar edeceğim:
Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir . Yürütme kudreti, yasama yetkisi
milletin tek ve gerçek temsilcisi olan mecliste toplanmıştır. Bu iki
kelimeyi bir kelimede anlatmak mümkündür: Cumhuriyet…»
27.09.1923, Neue Freie Preese Muhabirine Verdiği Demeç.
« Cumhuriyet, fikir hürriyeti taraftarıdır. Samimi ve yasal olmak şartı
ile her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir. Yalnız
muhaliflerimizin insaflı olması lazımdır.»
04. 12. 1923, Tercüman-ı Hakikat Başmuharririne Demeç.
« Bütün dünya bilsin ki, benim için yandaşlık vardır ; Cumhuriyet yandaşlığı,
düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda,
bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum. »
(1924)
« Cumhuriyet, ahlâki erdeme dayalı bir idaredir. Cumhuriyet erdemdir. Sultanlık
korku ve tehdide dayalı bir idaredir. Cumhuriyet erdemli ve namuslu insanlar
yetiştirir. Sultanlık korkuya, tehdide dayalı olduğu için korkak, alçak,
sefil, rezil insanlar yetiştirir. Aralarındaki fark bundan ibarettir.»
14. 10. 1925, İzmir Kız Öğretmen Okulunda Bir Konuşma.
«… Temeli büyük
Tük milletinin ve onun kahraman evlatlardan meydana gelen büyük ordumuzun
vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan cumhuriyetimizin ve milletin
ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun izalesi ile helaldar olabileceği
zehabında bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. »
19.06.1926, Anadolu Ajansına Demeç.
« Demokrasi ilkesinin en çağdaş ve en akılcı uygulamasını sağlayan yönetim
şekli Cumhuriyettir.»
(1930)
«Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk Milletini emin ve sağlam
istikbâl yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik
itibariyla, büsbütün yeni bir hayatın müjdeleyicisi olmuştur.»
01. 11. 1936, 5. Dönem 2. Toplanma Yılını Açarken.
CUMHURİYET HALK FIRKASI
« Halk Fırkası halkımıza siyasi terbiye vermek için bir mektep olacaktır…»
07. 02. 1923, Balıkesir’de Halkla Konuşma.
« Halk Fırkası, memleket ve millet her türlü dayanaktan mahrum bırakılarak
felâkete atıldığı uğursuz hengâmede bütün milleti kadrosu içine alarak
kuvvet ve kudret yapan, dış düşmanlarını kovan, iç düşmanlarını imha
eden, halka hürriyet ve hâkimiyet temin eden kutsal bir cemiyettir. Halk Fırkası
hiçbir safsataya iltifat etmiyerek Türk Cumhuriyetini kuran inkılâpçı bir
ruhun bütün memleketlerde ortaya çıkması ve gerçekleşmesidir. Halk Fırkası
Türkiye’yi medeni âleme sokan ve orada yükseltmeyi taahhüt eden azimkâr
bir fırkadır…»
16. 09. 1924, Trabzon’da Halk Partililerle Konuşma.
« Bügün ülke yönetimi sorumluluğunu taşıyan heyet, bence ülkü ve amaç
itibariyle, bütün milleti kapsayan ve unvanı Halk Fırkası olan Cumhuriyet Fırkasıdır.
Bu fırkanın esas ilkesi, memleket ve milletin gerçek kurtuluş ve mutluluğunu
temine çalışmaktır ve amaca ulaştıran yol bence budur ve kararlaştırılmıştır.
O da Cumhuriyeti takviye ve sağlamlaştırma ile beraber fikrî ve sosyal inkılâpta
ve medeniyet ve aydınlanma yolunda milletin azimkârane ve muvaffakiyetle yürümesini
temine delâlettir…»
20. 09. 1924, Samsunlularla Konuşma.
«… Başkanlığını taşımakla iftihar ettiğim Cumhuriyet Halk Fırkası,
diğer memleketlerde olduğu gibi alelâde sokak politikası yapan bir fırka değildir.
Hürmetle tekrar edeceğim ki Halk Fırkası, Müdafaai Hukuk Cemiyeti gibi bütün
milleti aydınlatma ve bütün millete kılavuzluk vazifesiyle mükelleftir. Fırkamıza
âdi politikacılık atfedenler nankör insanlardır…»
10. 10. 1925, Akhisar’da Bir Konuşmada
«… Fırka millete eğiticilik yapacak, ilim, iktisat, siyaset ve güzel
sanatlar gibi bütün kültür sahalarında vatandaşları yetiştirmek için önderlik
edecektir…»
04. 02. 1931, Aydın Türk Ocağında Bir Konuşma.
ÇALIŞMAK
« İlk işimiz milleti çalışkan yapmaktır. »
Ocak 1923, Gazetecilere Yaptığı Konuşma.
« Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır ; çalışkan
olmak. Sosyal hastalıklarımızı araştırırsak asıl olarak bundan başka,
bundan mühim bir hastalık keşfedemeyiz. O halde ilk işimiz bu hastalığı
esaslı surette tedavi etmektir. Milleti çalışkan yapmaktır. Servet ve onun
doğal sonucu olan refah ve saadet yalnız ve ancak çalışkan insanların hakkıdır.
»
16. 01. 1923 , İstanbul Gazete Temsilcilerine.
« Çalışmak vakti gelmiş, artık çalışmak lazım…
Bilhassa gençler çalışmalıdır. »
11. 04. 1923, Vatan Muhabirine Verilen Demeç.
« Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine
göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azamî derecede istifade
etmek zorunludur.
(1923)
« ... Gece gündüz zaten çalışıyorsunuz ; çalışınız, hakikati bütün
cihana tanıtalım… »
30. 08. 1925, Daday’da Bir Konuşma.
« Kendiniz için değil millet için elbirliğiyle çalışınız . Çalışmaların
en yükseği budur.
(1935)
ÇİFTÇİ
« Arkadaşlar, dünyada zaferlerin iki vasıtası vardır. Biri kılıç, diğeri
sapan.... Hakiki zafer kılıçla değil, sapanla yapılandır. Milletleri
vatanlarında yerleştirmenin, millete istikrar vermenin aracı sapandır,
sapan, kılıç gibi değildir. O kullanıldıkça kuvvetlenir… Türk çiftçisi
bir eliyle kılıcını kullanırken, diğer elindeki sapanı topraktan ayrılmadı.
Eğer milletimizin çoğunluğu çiftçi olmasaydı, biz bugün dünya yüzünde
bulunmayacaktık. »
16. 03. 1923, Adana Çiftçileriyle Konuşma.
«... Çiftçi ve çoban bu millet için temel unsurdur. Gerçi, diğer unsurlar
bu temel unsur için lâzım ve faydalıdır. Fakat hiçbir kuruntuya kapılmadan
bilmeliyiz ki o temel unsur olmazsa diğer unsurlar da yoktur. »
16. 03. 1923, Adana Çiftçileriyle Konuşma.
« … Memleketimiz şu iki şeyin memleketidir : biri çiftçi, diğeri asker.
Biz çok iyi çiftçi ve çok iyi asker yetiştiren bir milletiz. İyi çiftçi
yetiştirdik : çünkü topraklarımız çoktur, iyi asker yetiştirdik : Çünkü
o topraklara kasteden düşmanlar fazladır. O toprakları sürenler, o
toprakları koruyanlar hep sizlersiniz… »
18. 03. 1923, Tarsus’ta Çiftçilerle Konuşma.
« Memleketimizde yapılması lâzım devletin, esas konusu çiftçiliktir. Tüketici
yaşamak iyi değildir, üretici olalım ! »
24. 08. 1925 ,Kastamonu’da Bir Konuşma.
« ... Bir defa, memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalıdır. Bundan
daha önemli olanı ise, bir çiftçi ailesini geçindirebilen toprağın, hiçbir
sebep ve suretle, bölünemez bir mahiyet alması. Büyük çiftçi ve çiftlik
sahiplerinin işletebilecekleri arazi genişliği, arazinin bulunduğu memleket
bölgelerinin nüfus yoğunluğuna ve toprak verim derecesine göre sınırlandırmak
lâzımdır… »
01. 11. 1937, T.B.M.M. 5.Dönem 3. Toplanma Yılını Açarken.
ÇOCUK
« Küçük hanımlar, küçük beyler !
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız.
Memleketi asıl aydınlığa gark edecek sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli,
kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler
bekliyoruz ; kızlar, çocuklar ! »
17. 10. 1922, Bursa, Çocuklarar
DEMİRYOLLARI
« Türkiye hükûmetinin tesbit ettiği projeler dahilinde belirli zamanlar
zarfında vatanın bütün bölgeleri çelik raylarla birbirine bağlanacaktır.
Demiryolları memleketin tüfekten, toptan daha mühim bir emniyet silâhıdır.
Demiryollarını kullanacak olan Türk milleti, kaynağındaki ilk sanatkârlığının,
demirciliğin eserini tekrar göstemiş olmakla iftihar edecektir. Demiryolları
Türk milletinin refah ve medeniyet yollarıdır. »
13. 02. 1931, Malatya’da Bir Konuşma.
« Demiryolu yapmakta ilk milli teşebbüsün tatbikatına başlandığını
bizzat görmek fırsatı, benim için cidden mesut bir tesadüftür.
Memleketimizin asırlardan beri yolsuz bırakıldığı ve bir demiryoluna olan
ihtiyacın şiddeti düşünülürse, bu hususta girişimci olanları ne kadar
takdir etmek ve onlara ne derece yardımcı olmak lâzım geleceği pek güzel
anlaşılır… »
21. 09. 1924, Özel Teşebbüsle Yapılan
Samsun-Çarşamba Demiryolunun Temel Atma Töreni.
« Medeniyetin bugünkü araçlarını hattâ bugünkü fikriyatını demiryolu
haricinde yaygınlaştırabilmek zordur. Demiryolu refah ve uygarlık yoludur…
»
01. 11. 1924, T.B.M.M. 2. Dönem 2. Toplanma Yılını Açarken.
« Demiryolları bir ülkeyi medenîyet ve refah ışıklarıyla aydınlatan
kutsal bir meşaledir. Cumhuriyetin ilk senelerinden beri, dikkatle, ısrarla üzerinde
durduğumuz demiryolları inşaatı siyaseti, hedeflerine ulaşmak için
durmadan başarı ile tatbik olunmaktadır. »
01. 11. 1937, T.B.M.M. 5Dönem 3. Toplanma Yılını Açarken.
DEMOKRASİ
« Artık bugün, demokrasi fikri, daima yükselen bir denizi andırmaktadır.
20. yüzyıl, birçok baskıcı hükümetlerin, bu denizde boğulduğunu görmüştür
. »
(1930)
DENİZCİ
« Deniz silâhlarına önem veriyoruz. Denizcilerimizin iyi silahlı ve iyi
talimli olarak hazırlanmaları büyük emelimizdir. »
01. 11. 1936, T.B.M.M. 5. Dönem 2. Toplanma Yılını Açarken.
DENİZCİLİK
« En güzel coğrafî vaziyette ve üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye
; endüstrisi, ticareti ve sporu ile, en ileri denizci millet yetiştirmek
kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifadeyi bilmeliyiz ; denizciliği, Türkün
büyük millî ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.
»
01. 11. 1937,T.B.M.M. 5.Dönem 3. Toplanma Yılını Açarken.
DEVLETÇİLİK
« … Ekonomik siyasetimizin önemli amaçlarından biri de genel çıkarlarımızı
doğrudan doğruya ilgilendirecek kurumlar ve ekonomik girişimleri malî ve ilmî
gücümüzün elverdiği ölçüde devletleştirmektir. Bu cümleden olarak,
topraklarımızın altında terk edilmiş halde duran maden hazinelerini az
zamanda işleterek, milletimizin yararına açık bulundurabilmek de bu yöntem
ile gerçekleşir… »
01. 03. 1922, T.B.M.M. 3. Toplanma Yılını Açarken.
« … Partimizin takip ettiği program, bir yönden tamamıyla demokratik, halkçı
bir program olmakla beraber iktisadî açıdan devletçidir. Bu itibarla
partimize dayanmakta olan cumhuriyet hükümetinin bütün açılardan vatandaşların
hayatıyla, istikbâliyle ve refahıyla ilgilenmesi doğaldır. Halkımız huy
olarak devletçidir ki, her türlü ihtiyacı devletten istemeyi kendisinde bir
hak görüyor… »
27. 01. 1931, İzmir’de Fırka Kongresinde Konuşma.
DEVRİM YASASI
« İnkılâbın kanunu mevcut kanunların üstündedir. Bizi öldürmedikçe,
bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız inkılâp ve
yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır.
»
(1923)
« Uçurumun kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar…
Yıllarca süren savaş... Ondan sonra, içeride ve dışarda saygı ile tanınan
yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız
devrimler işte Türk genel devriminin bir kısa deyimi. »
(1935)
DIŞ BORÇLAR
« … Hükümetimizin her medenî devlet gibi dış borçlanmalar yapması gereği
vardır. Şu kadar ki, ödünç alınan yabancı paralarını şimdiye kadar Babıâli’nin
yaptığı gibi ödemeye mecbur değilmişiz gibi, maksatsız israf ve kullanma
ile borçlarımızın yükünü artırarak mali bağımsızlığımızı
tehlikeye atmaya kesinlikle karşıyız. Biz memlekette, ilerlemeyi, üretimi,
ve halkın refahını temin edecek, zenginlik kaynaklarımızı geliştirecek
faydalı borçlanmalara taraftarız. »
01. 03. 1922, T.B.M.M. 3.Toplanma Yılını Açarken.
DIŞ POLITIKA
« … Dış politika, iç teşkilât ve iç politikaya, dayandırılmak
mecburiyetindedir, yani iç teşkilâtın tahammül edemeyeceği genişlikte
olmamalıdır. Yoksa hayâlî dış politikalar peşinde dolaşanlar, dayanak
noktalarını kaybederler… »
17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi.
« … Dış politika bir toplumun iç yapısı ile sıkı sıkıya ilgilidir.
Çünkü iç yapısına dayanmayan dış siyasetler daima mahkûm kalırlar…
»
23. 03. 1923, Afyonkarahisar Belediye Meclisi Üyeleriyle Konuşma
« Dışişlerinde dürüst ve açık olan politikamız barış fikrine dayanır
.Milletlerarası herhangi bir meselemizi barış yoluyla halletmeyi aramak bizim
menfaat ve anlayışımıza uyan bir yoldur. »
(1929)
DİKTATÖRLÜK
« Ben diktatör değilim. Benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar ; evet bu
doğrudur. Benim arzu edip de yapamayacağım hiçbir şey yoktur. Çünkü, ben
zoraki ve insafsızca hareket etmek bilmem. Bence diktatör, diğerlerini
iradesine boyun eğdirendir. Ben, kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmetmek
isterim. »
21. 06. 1935, Gladys Baker’e Verilen Demeç.
DİN
« ... Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını
talep etmemiştir. Allah’ın emrettiği şey, Müslüman erkeğin ve Müslüman
kadının beraber olarak bilim ve bilgi kazanmasıdır… »
31. 01. 1923, İzmir’de Halk ile Konuşma.
« … Bizim dinimiz en makul ve tabiî bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır
ki son din olmuştur. Bir dinin tabiî olabilmesi için akla, fenne, ilme ve
mantığa uyması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur. »
31. 1. 1923 İzmir’de Halk ile Konuşama.
« … İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir. Eksiksiz dindir.
Çünkü dinimiz akla mantığa, hakikate tamamen uyuyor ve uygun düşüyor.…
»
07. 02. 1923, Balıkesir’de Halka Konuşma.
« Bizim dinimiz, milletimize değersiz, miskin ve aşağı olmayı tavsiye
etmez. Aksine Allah da Peygamber de insanların ve milletlerin değer ve şerefini
korumalarını emrediyor. »
5. Şubat 1923 Akhisar’da Konuşma
« Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar
olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, bunada
öyle inanıyorum… »
29. 10. 1923, Fransız Muhabiri Maurice Pernot’ya Demeç.
« Dini fikir ve inançlara hürmetkâr olmak, öteden beri tabiî ve genel bir
anlayıştır. Bunun aksini düşünmek için sebep yoktur. »
11. 12. 1924, Times Muhabirine Cevap.
« Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir.
Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz
sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor,
kaste ve fiile dayanan bağnaz hareketlerden sakınıyoruz. »
(1925)
DİNSİZLİK
« … Bence, dinsizim diyen mutlaka dindardır. İnsanın dinsiz olmasının
imkânı yoktur… »
Dinsiz kimse olmaz. Bu genelleme içinde şu din veya bu din demek değildir.
Tabiatıyla biz, içine girdiğimiz dinin en çok isabetli ve çok olgun olduğunu
biliyoruz ve imanımız da vardır… »
02. 02. 1923, İzmir, Türkiye’nin Geleceği Üzerine Konuşma.
DONANMA
« Hudutlarının mühim ve büyük kısımları deniz olan Türk devletinin
donanması da mühim ve büyük olması gerekir. O zaman Türk Cumhuriyeti daha
gönlü rahat ve emin olacaktır. »
(1924)
DÜŞMAN
« … Memleketimizde meydana gelen yeni durumun sonuçlarından yabancıları
ürküterek Avrupa’da aleyhimize bir fikir akımı ortaya çıkarmak
isteyenler bizim düşmanlarımızdır… »
02. 11. 1922, Le Petit Parisien Muhabirine Bursa’da Verilen Demeç .
« Düşmana merhamet acz ve zaaftır… »
16. 03. 1923, Adana Çiftçileriyle Konuşma.
« Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların
düşmanıyız. »
(1936)
(HAKİKAT) GERÇEK
« Meseleleri hâdiselere göre değil, aslında olduğu gibi ele almak lâzımdır.
»
(1924)
« Hakikati konuşmaktan korkmayınız »
(1926)
« Vaziyeti muhakeme ederken ve tedbir düşünürken acı olsa da, hakikati görmekten
bir an geri kalmamak lâzımdır. Kendimizi ve birbirimizi aldatmak için lüzum
ve mecburiyet yoktur. »
(1927)
« … Çok söz, uzun söz bir şey için söylenir: Hakikati anlamayanları
hakikate getirmek için… »
9/10. 08. 1928, İstanbul Sarayburnu Parkı, TürkYazı İnkılâbı Hakkında
Konuşma.
HAKİMİYET
« … Korku üzerine hâkimiyet kurulamaz. Toplara dayanan hâkimiyet sürekli
olmaz. Böyle bir hâkimiyet ve hatta diktatörlük, ancak ihtilal ortamında geçici
bir zaman için lazım olur… »
30. 11. 1929, Vossische Zeitung Muhabirine Demeç.
HALİFE
«İstanbul’da saltanat ve zevklerinin, çıkarlarının devam ettirilmesini düşmanların
anavatanımızı istila etmek emellerine uydurmakta, onlarla işbirliği
yapmakta, düşman devletlerin her isteğine boyun eğmekte asla tereddüt göstermeyen,
vicdanları sızlamayan, milletimizin hür ve müstakil yaşama azmini kırma için
hainane teşebbüslerden çekinmeyen sultan ve halifelerin artık bu vatanda
asla yeri yoktur ve olamaz. »
26. 08. 1925, İnebolu’da Bir Konuşma.
HALK
HALKÇILIK
« Bizim görüşümüz-ki halkçılıktır – kuvvetin, kudretin, egemenliğin,
yönetimin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır.
»
17. 07. 1920, T.B.M.M.
« … Zannederim bugün ki varlığımızın asıl niteliği, milletin genel eğilimlerini
ispat etmiştir, o da halkçılıktır ve halk hükûmetidir. Hükümetlerin
halkın eline geçmesidir… »
17 .07. 1920, T.B.M.M.
« … Halkçılık,
toplumsal düzenin çalışmasına, hukukuna dayandırmak isteyen bir sosyal
sistemdir. Efendiler biz bu hakkımızı korumak, istiklâlimizi emin
bulundurabilmek için genel kurulumuzca, milli kurulumuzca bizi mahvetmek
isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı milletçe
savaşmayı gerekli gören bir yolu takip eden insanlarız. »
(1921)
« İç siyasetimiz de ilkemiz olan halkçılık, yani milletin bizzat kendi
geleceğine sahip olması esası anayasamız ile tesbit edilmiştir. »
(1921)
« Halkçılık teşkilâtı en ufak daireye kadar yaygınlaştırıldığı
takdirde sonucun daha büyük ve verimli olacağına şüphe yoktur. Memleket ve
milletin içinde bulunduğu zorlukları ve harp halini de düşünürsek
meclisin çalışmalarının sonucu ve oradaki başarısını takdir etmemek mümkün
değildir. »
10. 01. 1922, Vakit Başyazarı Ahmet Emin İle Mülâkat.
HALK DEVLETİ
« … Türkiye devleti bir halk devletidir, halkın devletidir. Mazideki kuruluşlar
ise bir şahıs devleti idi, şahısların devleti idi. »
13. 08. 1923, T.B.M.M., 2. Toplanma Yılını Açarken.
HALK HÜKÜMETİ
« … Bizim hükûmetimiz demokratik bir hükûmet değildir, sosyalist bir hükûmet
değildir ve hakikaten kitaplarda mevcut olan hükûmetlerin, bilimsel yapıları
itibarıyla hiçbirine benzemeyen bir hükûmettir. Fakat millî hakimiyeti,
millî iradeyi tecellî ettiren tek hükûmettir, bu mahiyette bir hükûmettir!
Sosyoloji noktasından bizim hükûmetimizi, ifade etmek lâzım gelirse, halk hükûmeti
deriz. »
01. 12. 1921, T.B.M.M.
« Şurası unutulmamalı ki, bu idare tarzı, bir bolşevik sistemi değildir.
Çünkü, biz ne Bolşevikiz, ne de Komünist ; ne biri, ne diğeri olamayız.
Çünkü, biz milliyetçi ve dinimize hürmetkârız. özetle, bizim hükümet
şeklimiz, tam bir demokrat hükûmettir. Ve dilimizde bu hükümet, « halk hükûmeti
» diye anılır. »
02. 11. 1922, Le Petit Parisien Muhabirine Demeç.
HALK İDARESİ
« … Milletimizin bugünki idaresi, hakiki mahiyeti ile bir halk idaresidir.
Ve bu idare tarzı, esası meşveret (danışma) olan Şûra idaresinden başka
bir şey değildir… »
03. 01. 1922, General Frunse’nin Ziyafetinde.
« … Herhalde halkımızı idare ile yakından ilgilendirmek, yani idareyi doğrudan
doğruya halkın eline verebilecek bir idare şeklini tesis etmek hem milli
hakimiyetin hakiki olarak temsili ve hem de bu sayede halkın benliğini anlaması
itibarıyla gerekli idi. İşte bu düşüncelerin, bu araştırmaların ilhamı
olarak proje yapılmıştı… »
10. 01. 1922, Vakit Başyazarı Ahmet Emin İle Mülâkat
HALK TEŞKILATI
« … Teşkilat baştan sona kadar halk teşkilatı olacaktır. Genel idareyi
halkın eline vereceğiz. Bu toplumda hak sahibi olmak, herkesin gayretli olması
esasına dayanacaktır. Millet hak sahibi olmak için çalışacaktır. »
10. 01. 1922, Vakit Başyazarı Ahmet Emin İle Mülâkat.
HARB
« Her zamandan daha ziyade inanıyorum ki, harp pahalı bir iştir. Harbin sürüklediği
facialar ve dehşetten üzgünüm. Fakat harp etmeden elimizdeki silahları bıraktığımız
zaman tamamen harap olacağımızı da biliyorum. »
Ağustos 1921, Associated Muhabirine Demeç.
« Derhal şu veya bu sebepler için milleti harbe sürüklemek taraftarı değilim.
Harp zorunlu ve hayati olmalı. Hakiki kanaatim şudur: milleti harbe götürünce
vicdanımda azap duyamamalıyım. Öldüreceğiz diyenlere karşı ölmeyeceğiz
diye harbe girebiliriz. Ama millet hayatı tehlikeye düşmeyince, harp bir
cinayettir. »
16. 03. 1923, Adana Çiftçileriyle Konuşma.
« … Bir harp oyunu yapmak suretiyle, vatanın ve milletin yüksek
menfaatlerinin müdafaasını beraber göz önünde bulunduracağız. Bu çalışmamızda
son senelerin başarılarla dolu muharebelerinin, meydan muharebelerinin,
cumhuriyet ordusuna ve onun kıymetli komuta heyetine kazandırdığı tecrübelerin
sonucunu inceleyeceğiz. Dünyanın fen ve sanatta en son gelişmelerini göz önünde
bulunduracağız… »
15. 02. 1924, İzmir, Ordu İleri Gelenleri İle Konuşma.
« … Harp, muharebe, nihayet meydan muharebesi yalnız karşı karşıya gelen
iki ordunun çarpışması değildir. Milletlerin çarpışmasıdır. Meydan
muharebesi milletlerin bütün mevcudiyetleriyle, ilim ve fen sahasındaki
seviyeleriyle, ahlaklarıyla, harslarıyla, hulâsa bütün maddi ve mânevi
kudret ve faziletleri ve her türlü vasıtalarıyla çarpıştığı bir
imtihan sahasıdır. Bu sahada, çarpışan milletlerin hakiki kuvvet ve kıymetleri
ölçülür… »
30. 08. 1924, Dumlupınar’da Konuşma.
« Eğer harp bir bomba patlaması gibi birdenbire çıkarsa milletler, harbe
engel olmak için, silâhlı mukavemetlerini ve mâlî kuvvetlerini saldırgana
karşı birleştirmekte tereddüt etmemelidirler. En hızlı ve en etkili
tedbir, muhtemel bir saldırgana, saldırının yanına kâr kalmayacağını açıkça
anlatacak uluslararası teşkilatın kurulmasıdır. »
21. 06. 1935, Gladys Baker’a Demeç
HARP SANAYİİ
« Bilhassa harp sanayii ve fabrikalarının çalışmasını özel bir takdir
ile anmayı bir borç bilirim. Bu son sene içinde bu fabrikaların eksikleri
kademe kademe tamamlanmıştır. Bugün her türlü ihtiyacın üretimi mümkün
hale gelmiştir. Yeni kurulan mermi ve fişek fabrikalarında bol miktarda topçu
ve piyade caphanesinin ve bombasının hazırlanması ve üretiminde başarı sağlanmıştır.
»
01. 03. 1922, T.B.M.M., 3. Toplanma Yılını Açarken.
« Azim ve imanımız önünde yıkılarak silâh, mühimmat ve araçlarını
savaş meydanında terke mecbur olan Yunan ordusunun bıraktıklarından
istifade olunarak değişik merkezlerde yeni ve yedek silâh ve cephane depolarımız
ve fabrikalarımız kurulmuştur. Bu genişlikte kurulan ve gün geçtikçe daha
çok genişleyen ve mükemmelleşen askerî kurumlara lâzım olan fenni
beyinler yetiştirilmesi için de hazırlıklarda bulunulmaktadır. »
01. 03. 1923, T.B.M.M., 4. Toplanma Yılını Açarken.
« … Harp sanayii tesisatımızı, daha ziyade gelişmesi ve genişlemesi için
alınan tebirlere devam edilmeli ve endüstrileşme mesaimizde de ordu ihtiyacı
ayrıca göz önünde tutulmalıdır. »
01. 11. 1937, T.B.M.M., 5. Dönem, 3.Toplanma Yılını Açarken.
« Bundan sonrası için, bütün uçaklarımızın ve motorlarının
memleketimizde yapılması ve hava harp sanayimizin de, bu esasa göre geliştirilmesi
gerekir. Hava kuvvetlerinin kazandığı önemi göz önünde tutarak, bu çalışmayı
plânlaştırmak ve bu konuyu lâyık olduğu önemle milletin nazarında canlı
tutmak lâzımdır. »
01. 11. 1937, T.B.M.M., 5. Dönem, 3.Toplanma Yılını Açarken
HARF İNKIlLABI
« … Çok işler yapılmıştır, ama bugün yapmaya mecbur olduğumuz son değil,
ancak çok lüzumlu bir iş daha vardır. Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir.
Vatandaşa kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanseverlik
ve milliyetseverlik vazifesi biliniz… »
9/10. 08. 1928, Yeni Yazı İnkılabı Hakkında.
« … Bizim uyumlu, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir;
Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulundurarak, anlaşılmayan
ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak, bunu anlamak
mecburiyetindesiniz… »
9/10. 08. 1928, İstanbul Sarayburnu Parkı, Türk Yazı İnkılâbı Hakkında
Konuşma.
« Az zaman sonra, yeni Türk harfleriyle, gözler kamaştırıcı Türk manevî
ilerlemesinin ulaşabileceği güç ve saygının uluslararası düzeyini gözlerimi
kapayarak şimdiden o kadar parlak görüyorum ki, bu manzara beni kendimden geçiriyor.
»
23. 08. 1928,Anadolu Ajansı Muhabirine Demeç.
«.Büyük milletimizin bir kat daha gelişmesini ve yükselmesini temin edecek
olan yazı inkılâbı... »
16. 09. 1928,İstanbul , Belediye Başkanına Demeç.
« … Meclisinizin en büyük eseri olan Türk harfleri, memleketin genel hayatına
tamamen uygulanmıştır. İlk zorluklar, milletin fikir kuvveti ve medeniyete
olan sevgisi sayesinde kolaylıkla yenilmiştir… »
01. 11. 1929, T.B.M.M., 3. Dönem, 3. Toplanma Yılını Açarken.
HARİTA DAİRESİ
« … Milli Savunma Bakanlığı’nda faaliyete başlayan harita dairesi
ordunum bütün harita ihtiyacını karşılamaya muvaffak olmuştur. Bundan
sonraki çalışma ile memleketin daha mükemmel haritalarını hazırlayacaktır…
»
01. 03. 1922, T.B.M.M., 3. Toplanma Yılını Açarken.
HATİP
«… hutbeyi îrat eden hatiptir. Yani söz söyleyen demektir… »
07. 02. 1923, Balıkesir’de Halkla Konuşma.
HAVACI
« Havacılarımız, bütün ordu ve donanmamız gibi vatanı korumaya yetenekli
kahramanlardır. Büyük millet, bu soylu evlâtlarıyla kendini mutlu
sayabilir. »
01. 11. 1935, T.B.M.M., 5. Dönem, 1. Toplanma Yılını Açarken
HAVACILIK
« Bizim dünyamız - bilirsiniz - topraktan, sudan ve havadan unulmuştur.
Hayatın da, esas unsurları, bunlar değil midir? Bu unsurlardan birinin
eksikliği, yalnız eksikliği değil, sadece bozukluğu, hayatı imkansız kılar.
Hayatı, hele ulusal hayatı seven, onu korumak isteyen; yurdunun topraklarına,
denizlerine olduğu gibi, havasına da ilgisini, hergün biraz daha çoğaltılmalıdır.
»
03. 05. 1935, Havacılık Hakkında Konuşma.
« … Türk çocuğu; Her işte olduğu gibi, havacılıkta da, en yüksek düzeyde,
gökte, seni bekleyen yerini, az zamanda, dolduracaksın. Bundan, gerçek
dostlarımız sevinecek, Türk ulusu mutlu olacaktır. »
03. 05. 1935, Havacılık Hakkında Konuşma.
|